Uyumadan önce, bu sene boyunca kendim ve yaptığım işler hakkında bloguma iki satır yazı yazamadığımı fark ettim. Hızla bir şeyler yazmak istedim.
2011 benim için unutulmayacak yıllardan biri oldu.
Ocak, Şubat ayları yatırımcı bolluğunun yarattığı kafa karışıklığı ile başlamıştı. Sonrasında, 15 Mart'ta, kendimi en iyi hissettiğim lokalizasyon alanında mücadele etmeye devam etme kararı aldım ve bir devi Türkiye'ye sokan ekibin pazar analisti oldum.

Bu sefer mücadele biraz(!) büyüdü. Bu dev Yandex. 10 milyar dolara yakın şirket değerlemesine sahip bir "internet şirketi". Rusya'da %60+ arama motoru pazar payına ve %90+ bilinirliğe sahip, ilk kez adının sanının bilinmediği bir ülkeye giriyor. Alfabesi bile bambaşka bir ülkeye. Düşünsenize Turkcell'in, Vestel'in Kore'de ya da Çin'de yerelleşmeye çalıştığını. Bir de internet şirketi olmanın getirdiği kullanıcıyla etkileşimin maksimumda olma faktörü ve yeni pazardaki rakibin %100'e yakın olan pazar payını göz önüne alırsanız, zorluk iyice gözünüzde canlanacaktır.
Bilen bilir. İnternet işleri, girişimcilik, vb. zor işler. Bu lokalizasyon işleri de kendi içinde ayrı zorluklara sahip. Farklı kullanıcı deneyimleri, farklı kültürler, farklı diller, farklı bir çok bilinmeyenin farklı bir çok diğer bilinmeyene yolculuğu.
Devam edecek olursam,
Mart ile Eylül arasındaki 6 ay boyunca hayatımda ilk kez gerçek bir sessizliğin ne olduğunu öğrendim. Türkiye lansmanımızı yapana kadar susmamız gerekiyordu. Sustuk ve 20 Eylül'de yaptık lansmanı.
Sonrasında -bu son 3 ayda- büyük mücadelemizi sahaya taşıdık. Bu süreçte arama, e-posta, trafik ve panorama gibi 4 büyük ürünümüzü kullanıcıyla buluşturduk. (Yayına aldığımız toplam ürün sayısı çok daha fazla.)

Rusya'da yaratılan Yandex rüyası Türkiye'de de yavaş yavaş ses getirmeye başladı. Önümüzdeki sene de bu mücadelemiz zorluk kat sayısı artarak sürecek. Zaten güzel olan da bu. Sürtünme arttıkça daha fazla enerji ortaya çıkacak bu pazarda. Sonrasında da hepimiz payımıza düşeni alacağız. Son kullanıcı, girişimci, yatırımcı; yerlisi ve yabancısıyla... Derler ya "ülke" kazanacak.
Çok değerli bir çağda ve bu çağa ayak uydurabilecek doğru ülkelerden birinde yaşıyoruz. Kıymetini bilelim. Yaptığımız işin hakkını vererek hep birlikte yolumuza devam edelim.
Görüyorum ki internete aşık olmakla hata etmemişim. ; )
2012'de huzurunuz ve sağlığınız eksik olmasın. Tabii ki internetiniz de! Beni Twitter adresimden takip edebilirsiniz.